Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
You didn't enter anything. Please try again.
Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
Your parent has turned off comments.
Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
Complete the security check below to finish leaving your comment.
The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.
To add a comment, sign in with your Windows Live ID (if you use Hotmail, Messenger, or Xbox LIVE, you have a Windows Live ID). Sign in
Boğazıma düğümlendi sanki gözümdeki yaşlar... Yoksa göz yaşlarımı içime mi akıttım? Anlamadım ... Canım hep yanıyordu; bu kez öldü "can"ım Her sabah karanlığa uyanmak ne dayanılmaz bir şeymiş öyle; Güneşi düşlemek varken.... Ne berbat bir şeymiş aynadaki suretinden kaçırmak gözlerini... Canımı yaktılar...Canımı aldılar benden...
Yakıp viran eylediler ''Sevgi Başkentini Saflığımın'' ... Şimdi inancını yitirmiş bir yalanım ben herkese... Ve değerler dedikleri; Fakat aslında değersizliğin abidesi, O kof, o gösterişten başka hiçbir şey olmayan, Formalite davranışlara ... İnancımı yitirdim ben mutluluğa ... Her şeyden vee herkesten öte, Kendime yabancılaştım; en yakınıyken kalbimin... Aradığım hiçbir yerde bulamıyorum BEN'i... Acı veren gecmişimden başka.... Orasıysa ölümü yaşatan en kara sayfa... Tebessümüm manasını arıyor şimdi... Suratımda neye, neden güldüğümü unutmuş gibi dudaklarım... Ya ben yalandan mutluluklar yaratmışım; Ya da yaratılanların en aptalıymış mutluluk avuntularım, Hep yanımda kalacak sandıklarım... Kayboldum!! Gece, siyahından başka hiçbir şey bırakmıyor ertesine bana... Her yanım simsiyah uyandığımda,kapkara... Güneşi özledım kaybolduğum karanlıklarda, Gülmeyi özledim, doya doya, kana kana !!! ahh bu gonlum bır ogrenemedı gulmeyı
herseyı ogrendıde bır gulmeye hasret kaldı su gonlum
Those loves which are for the sake of a colour (outward beauty) are not love: in the end they are a disgrace." " Becausethe love of the dead is notenduring, becausethe dead one never comes (back) to us. (But) love of thliving is every moment fresher than a bud in the spritand in the winethat increases ife. Choose thelove of Him from whose love all the prophets gained powerand glory.
Hazret-i Mevlana, Allah aşkının dışındaki sevgilere aşk denemez ;
"Aşk , renge ve kokuya bağlı olursa, o aşk değildir, kişiye bir utançtır." "Faniye olan aşk ebedi değildir. Çünkü insan bu düzenin hükmüne , ebediliğe müsait değildir. Her an gönüle feyizler veren , goncadan daha taze olan , gözün ve ruhun safası olan İlahi aşk bakidir. Daima diri ve ebedi olana aşık ol, Sırrını o nura kavuştur. Onun aşkını iste, Çünkü bütün peygamberler, veliler bu aşkı , iksirin ta kendisi bildiler.
RUMİ (Mesnevi,I/224)
I hope you a wonderful Monday and good start new week my dear friend!
Thanks for your beautıful comment.
Much love,success ,healthy,happiness and big hugs for you!
Asırlardır uzaklarda çok uzaklarda kendini dinleyen kırılmalara alışık olmayan buz denizlerinin de sürekli yanan kırılan yerleri vardır Her ağlayışımızın yontularında zaman akarken hızla tükendiğimiz anlar vardır İçimizde yanan kör lambalarda bir direnç bir ışık yansıması vardır Bilmelisin ki gül bakışlım; Her susuşun içinde binlerce söz onlarca köz vardır bunun için yelkenler açarız geceleri karanlığa kürekler çekeriz sevgilere şiirler yazarız sevgiliye çünkü söylenmemiş sözlerimiz vardır.
Biliriz ki her gidişin bilinmez vedalarında inancımız vardır bizi geri döndürecek o inanış ki; bizi bize bağlayan en sağlam halat en yaşanası hayattır. En deli zamanlarımızı bize unutturan en yakıcı ateşlerle bizi bize yakınlaştıran hardır.
Bir mevsim daha geçti bak sensizliği aaaaaaayarak kendimden geçtiğim seni severek seni düşünerek içime çektiğim anların acılarla örülü penceresinden. içimi çekerek sensizlik ufuklarını izlediğim.
Seni bekleyişlerimin aksak yollarında bir başıma kalmayı da öğrendim sen gözlerime yosun gibi ağarak baktıkça. Kimi ağladım kimi güldüm çocuk oldum kırdım asi oldum kırıldım öfkelerin içinden her gün geçe geçe sana yürüdüm. Her kırılmışlık her öfkenin zorlu yolu sana getirdi beni. Kimi bir yılkı kimi yelkenleri yamalı beyaz bir gemiydi. Hiç el sallamadın gidişlerime hep hoş geldin dedin çözüldükçe birbirine daha sıkı bağlanan yağlı halatlar gibiydik seninle darağaçları kurduk sevgimizle ama hiç birbirimizi asmadık.
Öpülesi dudaklarının uzak yollarına sen istemediğin hazır olmadığın için girmedim. biz hep içimizdeki o asil yangınları sevdik sevdikçe birbirimizi istedik ama asla pes etmedik.
Bir veda şarkısı dinlediğimizde bir sevdanın kapsüllerini içimize yerleştirdiğimizde yaradandan yaşanmamış günler bekledik her bekleyiş asır oldu bize her bekleyişin derin fitilleriyle yandık toprağa tutkun tohum gibi ekildik işledik birbirimizin içine en özlemli bekleyişlerle sustuk bir kere bile birbirimizden gitmedik.
Paylanmış olasılıkların çatılarına hüzün damlardı ruhumuzun umarsızlıklarına yel çarpınca kanlı bir patikadan geçerdi ayaklarımız hücrelerimizdeki korkulara mevsimler uğrayınca mutlu insanlardık bu gökkubbe altında özümüz ölmüş yıldızlara ağladı asırlarca ertelenmiş bir yalnızlık davasıydı aşk dilimizde zarlar attık şafakta sevdalı bir ayın şavkına.
hmm ne oldu şimdi? ne kazandın? kurtulabildin mi gerçeklerden? rahatladın mı? her şey şimdi halloldu mu? şu an üç metre topraĝın altında ne hesap verdiĝini hiç merak etmiyorum. fakat bu kadar acele etmeni hiç anlamış deĝilim. kaçtıĝın sandıĝın yere zaten bir gün dönecektin. neyin eksikti ki? seni seven bir eşin ve evlatlık da olsa çok tatlı bir kızın vardı. bak mesela kızların hiçbirisi beni sevmez. hepsi de benden nefret ederler. sen benim hayallerimde ki arabaya sahiptin. ben bu halimle elhamdülillah. fakat sen hiç mutlu deĝildin. fakat sana şurada hak veriyorum; ben iki üç arkadşımla dertlerimi payalaşa biliyorum. fakat yüzlerce hayranın seni hiç anlamadılar deĝil mi?